10 Mayıs 2011 Salı

bataklık kurbaası canavarların pençesinde..

 dünyalar güzeli marry ve hera'ya..

gene bir cuma akşamı iş çıkışı,
eve doğru binmiş 7,45 vapuruna..
 pek severmiş martılara simit atmayı,
güneşli günlerde vapurun kıç tarafında manzarayı izlerken 5'lik simit hesabı..
 her güzel şeyinde bir sonu olduğu gibi yolculuğununda sonuna gelmiş,
küçük olmak büyüklerin dünyasında pek zormuş,
canını zor kurtarmış koca ayakların arasından..
 bu kadar stresin üstüne bir içki biraz gevşemesine yardım eder diye düşünmüş,
tabi ertesi gün içinde bir dvd iyi gidermiş..

...ve satsumanın akılları sallayan müthiş etkisiyle muhteşem bir fikir gelmiş bizim bataklık kurbaasının  aklına;
haftasonunda doğaya dönüş,
amazonlara doğru hemen yola koyulmuş..
 ooohhh börtü böcek, miiisssss gibi hava..
çevreyi keşfe çıkmış fakat etrafını garip yaratıklar sarmış..

önce  hera denilen keskin dişli canavarın elinden kurtulayım derken birde bakmış daha büyük başka bir canavaraın pençeleri arasında..

zar zor marry denilen bu koca canavarında pençelerinden kurtulup ağaçlar arasına kaçmış,
kendine kuytu ve güvenli bir yer aramış..

to be continued

3 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...